18 Eylül 2012 Salı

PEYGAMBER EFENDİMİZ(S.A.V) 'İN ZEVCESİ - HZ. HAFSA (R.A)


PEYGAMBER EFENDİMİZ(S.A.V) 'İN ZEVCESİ
 HZ. HAFSA (R.A)
HZ .HAFSA (R.A)

Müminlerin annesi...


Hz.Peygamberimizin risaletinden beş sene önce doğdu.Hz.Ömer kızı. Annesi büyük sahabi Osman b. Mazun kızkardeşi Zeynep. İslamı ne zaman kabul ettiği bilinmemektedir. Hz.Ömerin İslamı kabülünden sonra bütün aile ve yakınlarının müslüman olduğu bilgisinden yola çıkılarak onun da babasıyla birlikte müslüman olduğu söylenebilinir

 İlk evliliği

Müminlerin annesi Hz.Hafsa daha önce Huneys b.Huzafe es Sehmi ile evlenmişti.Huzfe Habeşistana hicret eden müslümanlardandır.Hz.Hafsanın da bu hicrete katıldığı yolunda rivayetler bulunmaktadır.Habeşistandan dönen Huzafe daha sonra eşi Hz.Hafsa ile birlikte Medineye hicret etti.Hz.Huneys b.Huzafe Uhud savaşına katılmış ve ciddi biçimde yaralanmıştı. Bu yara sonucu Medinede şehit oldu.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) ile Evliliği

Hz.Hafsa beyinin yarasını bizzat kendisi tedavi etmeye çalışmıştır.Beyinin vefatına çok üzülür ve yas tutar.Nihayet Hz.Ömer dul kalan kızını Hz.Ebubekire nikahlamak ister cevapsız kalır, bu kez o günlerde eşi Resulullahın kızı Rukiyenin vefatı ile yalnız kalan Hz.Osman nikahlamak istersede, Resulullah'ın kızı Ümmü Gülsüm ile evlenmeyi uman Hz.Osman bire süre düşündükten sonra:

- Şu günlerde evlenme doğru değil, diyerek özür diler.

Gerçek bir mümüne yakışacak şekilde kızını salih bir mümine nikahlamak için çaba harcayan Hz.Ömer, neticeye ulaşamayınca büyük bir üzüntüyle Hz.Peygambere gider.Söz sırasında:

- Ya Resulullah, Osmana şaşıyorum.Hafsayı nikahlamayı teklif ettim yanaşmadı, diye dert yanınca.

Hz.Peygamberimiz:

- Sana Osmandan daha hayırlı bir damat, Osmana da senden daha hayırlı bir kaynata tavsiye edeyim mi?

Hz.Ömer:

- Evet ya Resulullah.

Hz.Peygamberimiz buyururlar:

- Sen kızın Hafsayı bana nikahlarsın, ben de kızım Ümmü Gülsümü Osmana nikahlarım.Bu teklif karşısında bütün dünyalar Hz.Ömer olmuştu.Allah Resulu ile akrabalık kurmak hususunda büyük bir istek duymasına rağmen teklif etmek cesaretini gösteremiyordu.Çünkü Hz.Hafsa, Hz.Ayşenin deyimiyle, Tam babasının kızı yani biraz sert idi.Resulullah bu teklifi ile Hz.Ömerin duyduğu şiddetli arzuyu gerçekleştirerek hem aralarındaki yakınlığı pekiştirmek, hem de onun İslama yaptığı hizmetleri ödüllendirmek istemişti. Resulullah ile Hz.Hafsanın düğünü hicri üçüncü yılını ortalarında yapıldı. Dörtyüz dirhem mehir verildi. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir ara Hafsayı boşamak istemiş ancak Cebrailin O çok oruç tutan çok namaz kılandır. Senin cennette de zevcendir emriyle talaktan geri dönmüştür.

 Tahrim Hadisesi

Hz.Peygamberin eşleri içersinde birbiriyle en iyi anlaşanları Hz.Hafsa ile Hz.Ayşe idi.Hatta ikisinin sebeb oldukları bir takım olaylar üzerine Tahrim Sûresi gelmişti. Peygamber Efendimiz (s.a.v) helvayı ve balı çok severlerdi. İkindi nemazından sonra hanımlarının yanına gelirlerdi. Bir ara Hz.Hafsanın yanlarına gelmişlerdi. Her zamankinden fazla evde kalınca, kadınlık tabiatının bir eseri olarak, Hz.Ayşenin içine bir kurt düşer, işi kurcalmağa kalkar. Anlaşılıki, bir kadın Hz.Hafsa bir mikdar bal hediye göndermiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) oturup balı yemişlerdir. Hz.Ayşe meseleyi Hz.Sudeye anlatır ve kendisinede şunu öğretir:

- Resulullah senin yanına geleceklerdir, geldiği zaman, söyle Ye resulullah siz Magafir mi yediniz?

Hz.Sude bu soruyu Resulullaha sorunca, buyurdular:

- Hafsanın evinde bir az bal yedim.

- Yediğiniz bal muhtemlen yabani arı balı idi.

Resulullah, bir ara yine Hz.Hafsanın evine geldiklerinde kendine bal ikram edilmek istendiğinde:

- Canım bal yemek istemiyor, bundan böyle de bal yemeyeceğim, buyurdular.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) bal yememeğe karar verince, Vahy gelip aşağıdaki Ayeti Kerime nazil olur:

 " Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allahın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? " [Tahrim Sûresi/1]

Bu hadiseden sonra, Zatı Saadetleri Hz.Hafsaya tenbih edip kendisine açtığı gizli bir sırrı kimseye söylememesini tenbihler. Hakat Hz.Hafsa Hz.Ayşeden gizleyemez.Bunun üzerine aşağıdaki ayeti kerime nazil kılındı:

 "Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti.Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygambere açıklayınca, Peygamber bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: Bunu sana kim bildirdi? dedi.Peygamber: Bilen, her şeyden haberdar olan Allah bana haber verdi, dedi" [Tahrim 3]

Bu şekilde, Resulullah üzülünce, Hz.ayşe ve Hz.Hafsa ikisi birlikte bir çare aramağa başlarlar bunun üzerine ikisi hakkında aşağıdaki ayet-i kerime nazil olur:

 " Eğer ikiniz de Allaha tevbe ederseniz, yerinde olur.Çünkü kalpleriniz sapmıştı.Ve eğer Peygambere karşı birbirinize arka verirseniz bilesiniz ki onun dostu ve yardımcısı Allah, Cebrail ve müminlerin iyileridir.Bunların ardından melekler de ona yardımcıdır"[Tahrim/4]

 Ahlak ve Adetleri

Hz.Hafsa dini hususlara kuvvetli bağlı idi, çok geceleri ibadetle geçirir, gündüzleri oruç tutardı.Ömrünün sonuna kadar orucunu bırakmadı. Biraz hiddetli, çabuk kızardı. Bazen, Zatı saadetleriyle çekişmeğe bile cesaret ederlerdi. Sahih-i Buharide Hz.Ömerden Hz.Hafsa hakkında bir rivayet nakl edilmiştir:
 
Cahiliye devrinde kadına pek önem verilmezdi. Bir ara benim bir işim oldu, karım bu konuda konuşmak isteyince bağırarak: - Sana ne oluyor, bu işe sen nasıl karışırsın? Karım:
- Sen bana söz söyletmek istemiyorsun, halbuki senin kızın Resulullaha karşı söz söyleyip cevap bile veriyor. Bende bu sözü duyduktan sonra Hafsaya gittim ve sorup, mesele nedir diye anlamak istedim.
- Annen böyle söylediğine göre, demek sen Resulullaha karşı geliyormuşsun? Sakın bundan böyle bunun gibi hareket yapayım demeyesin.Yoksa azabı İlahiden kurtulamazsın, diye kendisini korkuttum.  


 Vefatı

Hz.Hafsa hicri 45 yılında Medinede vefat etmiştir.
Kaynak; Kadın Sahabiler, Şamil İslam Ansiklopedisi ,http://www.harbiforum.org

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder